ayşe merhaba Gülay radyonuzu ve seni yaklaşık bir senedir dinliyorum ama mesaj çekmek bu güne nasip oldu .dinlememe vesile olan ise daha önce dinlediğim radyo klasdan bir bisiklet kazanmama rağmen göndermemiş olmaları.onlara kızdım frekansımı değiştirdim ve harika olan sizi buldum.iyiki göndermemişler.dün raşitten parfüm kazandım o gelirse bana yeterde artar bile .sizi dinlerken ruhum da dinleniyor.güzel sesinin hiç eksik olmaması dileğiyle hoşcakal gülay
leyla Güzel ınsan GÜNAYDIN....Belkı çoktan uyandın.Bittimi kahvaltın? Hadi guzel basla güne. anı yaşa,takılma düne....Geçmişi unut, bak gelecege, bir gün yasayıp mutlu uçan kelebeğe...haytla tanışmadn gulen bebege...bılmeden yasıyoruz ne olacak seneye...doktor mutluluk yazdı reçeteye..gıttık bulamadık eczaneye.. sızce bu ılan nerede bence tam ıcımızde.. ortaya cıkabılır isteyince...günaydın herkese :))
HasAn OKYAY gunaydın gulay gune senınle başlamak inan bir tebbesümle başlamak gibi gelıyor... bir tebessüm sunmak istersen bana şebnem ferahtan bi parça dinletirsen mutlu edersın ;)
ERDİM SELÇUK Düş görmek gibidir seninle olmak,Bilinmeyen diyarlara açılan kaşifin keşfettikleri gibi her dokunuşumda ellerine, farklıdır atışları yüreğimin,
Duvar diplerinde bekleyen dilenci , çöplükleri karıştıran çocuk , damı akan bir gecekondu evinin anne yüreğindeki burukluğu yaşar yüreğim ,Olmasa senli rüyalarım , bu yaşam belki çiçekleri görmeden , güneşi fark etmeden , zifiri karanlıklarda geçecek ,Paslanmış tüm insanlık duygularımın parıltılarında yaşarım seninle dolu hayatı,
Sana anlatmak isterdim ,
Anlatılmazların yaşandığı dünyayı ,Upuzun süzülür gökyüzüne bir martı kumsalı okşarken dalgalar ,Zaman vurdumduymazlığında yine ,
Masmavi denizin enginliğinde başlar masmavi bir gökyüzü ve gece biter mavilerin enginliğinde ,Güneş doğar diğerlerinden farksız . maviler süsler bakışlarımı .
Deniz ve gökyüzü ;
İki ayrı sen durur karşımda sonsuz ,Yüzyıllardır yaşanmış ve yaşanacak .
nermin gökmen Acılar..
Zamanın birinde bir oduncu, ormanda odun keserken çalı arasında bir yılana
raslamis. Elindeki baltayı kaldırıp yılanın başını vurmak üzereyken bir an
göz göze gelmiş. Yaradana olan aşkı -yılan bile olsa- yaratılana yansımış ve yılanı vurmaya kıyamamış. Yılan da duygulanmış, dile gelmiş.Ey insanoğlu, sen bana kıyamadın, ben de sana bir iyilik edeceğim demiş.Bir kör kuyuya dalmış ve kaybolmuş.
Biraz sonra ağzında bir altın lira ile dönmüş ve oduncuya uzatmış.
"Bundan böyle ömür boyu sana her gün bir altın lira vereceğim."
Oduncu altını bozdurmuş ve evinde o gün şenlik olmuş. Hiç kimseye olan biteni anlatmamış, ailesi dahil.Herkes sadece oduncunun çok çalıştığı için durumunun düzeldiğini zannetmiş.Yıllar boyu her gün o kör kuyunun başına gitmiş, yılan ile bulusmuş ve altınını almış.
Gel zaman git zaman, oduncu ağır hastalanmış. Kuyunun başına gidemez olmuş. Bir kaç gün geçince bolluğa alışmış evinde darlık başlamış. Oduncu oğlunu yanına çağırmış ve yılanın sırrını anlatmış.
"Git kör kuyunun başına ve oğlum olduğunu söyle, yılan sana altın verecek"
demiş. Oğlu inanmamış ama gitmiş, yılan önce saklanmış, sonra ortaya çıkmış.
Onun oduncunun oğlu olduğuna iyice kanaat getirince de kuyuya inip bir altın
getirmiş. Oğlan önce inanmadığı hikayenin gerçek olduğunu görünce hırsa kapılmış, kimbilir daha ne kadar altın var kuyudan içeride demiş....Hırsla yılanı öldürmek için bir hamle yapmış, ıskalamış ama yılanın kuyruğunu koparmış. Yılan da can havliyle dönüp oğlanı sokmuş ve öldürmüş.
Akşam yaklaşıp da oğlu gelmeyince oduncu iyice endişelenmiş. Hasta yatağından sürünerek bile olsa kalkmış.
Kuyunun başına gitmiş ki oğlu cansız yatıyor. Yılan o arada görünmüş ki, kuyruğu yok ve kanlar içinde..
Oduncu durumu anlamış ve çok üzülmüş. Canının parçası oğlu yerde cansız, yıllardır velinimeti olan yılan yaralı...
Hatalı olan oğlum olmalı demiş ve yılandan özür dilemiş. Tekrar dost olalım
demiş...
Yılan ise acı acı gülümsemiş. Çok isterdim ama...Sende bu evlat acısı..bende de bu kuyruk acısı varken biz artık dost olamayız.
nermin gökmen Günaydın ablacım iyi yayınlar diliyorum...Sen yemeğimin tuzu, yüreğimin buzu, anasının en güzel kızı... Sen kalbimde en tatlı sızı, sen bütün varlığımın sevimli hırsızı... Sen sevdikçe sevilesi, övdükçe övülesi, öptükçe öpülesi, aşık oldukça olunacak frekans 100,5 in tek aşkısın...
GECEYOLCUSU günaydın gülaycım herzamanki gibi güzel gidiyosun ve bende herzamanki gibi dinlemedeyim senden bugün erol evginden bir parça rica edeceğim eğer arşivinde varsa Birde bana sor parçasını çalarsan sevinirim kendine çok iyi bak iyi yayınlar dilerim ..
Aşk herkesi
Kırar biraz
Eksilmesin
Acısı şükret
Sen bana dediğinden bu yana kırık bir yanım. İçimde bitmeyen yitmeyen bir sen. Senle tutunmuşluğum hayattaki fırtınalara, dalgalara rotamı kaybetmiş bir gemi gibiyim şimdi yalpalıyorum. Acısını yaşıyorum sensizliğin.
Varsın ağlasın
Dalda kiraz
Herkes kendine
Sürgün biraz
Aşkımıza ağlıyor şimdi bulutlar. Gökyüzü döküyor içindekileri damla damla benim gibi. Kendine sürgün ettin ya beni. Bitmeyen bir özlemin kollarına bıraktın. Sürgünlerdeyim bu sürgünün sebebi sen sonu sen.
Çocuk gülüşün
Dünden bir yara
Aşk bize sıla
Gözlerimin önünde yüzün o masum gülüşün. Geçmişten kalan kabuk tutmuş bir yarasın içimde zaman zaman kanayan. Uzaklardayız bir birimize aramız da aşılmaz engeller. Aramızda başka eller, başka yollar başka hayatlar var. Akıp gidiyor hayat senden uzakta bir yerde.
Günler gelirde
Büyür üzerler
Aşk bize gurbet
Zaman akıp gitmekte yolunda sanıyorum her şey aklıma bir sen düşene kadar. Büyüyor tekrar açın içimde. Tarifsiz sızılar sarıyor, kramplar giriyor kalbime kap katı kesilip kalıyorum damarlarımda kan akmıyor bir kalp krizine dönüşüyorsun. Feryat ediyor kalbim sonunda patlatıyor damarlarım yinede yoksun.
Ay ışığı
Tende bıçak
Giden sürgün
Kalan kaçak
Sürgün edilmiş bir aşk bu senden uzaklarda bir deniz kenarında sana doğru bakıyorum hasretle. Yüzün gibi parlıyor bu gece ay. Tebessümler oturuyor yüzüme. Yaralarım kanıyor deniz tuz basılıyor üstüne seni hatırladıkça. Mavi bir gecede hasretliğin siyahı sarıyor etrafımı.
Kapansın yarası
Şu gecenin
Ayrılıklar örtsün üstümü
Sensiz geçen yılların yarası kapansın artık. Ya tam sana gelsem ya tam senden gitsem sıkışmasam hep iki arada bir derede. Sen en iyisi bende bitsen ve kapatıp kapıları mühürler vursak üstüne.
Kimim kimsemdir
Ah gözlerin
Gidecek yeri
Yok kimsenin
Hiçbir şeyimsin dokunamadığımsın, gözlerinde kendimi göremediğimsin yanında olmadığım, saçlarını okşayamadığım. Hiçbir şeyimsin hiç gidemediğimsin. Senden başka kimsem yok. Sende ise bir ben varmıyım?
Muharrem ŞENSES Yürüyorduk…
Yan yana olmak yakın olmak anlamına gelmiyordu şüphesiz....
Uzaktık…
Uzaklardaydık…
Yalnızdık ikimizde…
En uzaklardayken en yakın olabilmeyi başarabildiğimiz günler de uzaktı şimdi…
Sanırım biraz da yabancıydık ...
Konuşmayı beceremiyorduk…
Bir suskunluk büyüyordu aramızda git gide..
Ve her adımda büyüyen o boşluk…
Söylenmiş yada söylenecek her sözü anlamsız kılıyordu üstelik…
Sahildeydik..
Deniz durgundu ve griydi sanki…
Veya gri görmeye ben mi meyilliydim biraz?
Basit, sıradan, günlük ve ruhumuza dokunmayan kısa cümleler kuruyorduk ara sıra..
Ve belki de deniz kadar griydiler…
Günler süren yağmurdan sonra, bulutların ardından şöyle bir görünen güneş kadar iğretiydi gülüşlerimiz yüzümüzde…
Hiç istemediğim halde birkaç sitem cümlesi dökülüverdi yine de içimden, tutamadım…
Öyle sanıyorum..
Emin değilim..
Beynime üşüşen kelimelerin bir cümle oluşturup oluşturmadığından da…Hangilerinin ses bulup, hangilerinin beynimin kıvrımlarında gizlenebilmeyi başarabildiğinden de...
Yoğun iş temposunu anlatıyordu O bana…
Mazeret cümleleri değildi bunlar..
Her zamanki gibi benden daha kontrollüydü ve ses bulmasını istedikleri sadece onlardı..
Ve “konuş, bana bırakma “diyordu..
“Bırakırsan hep işimi anlatırım sana”…
Güneş aldatıcıydı ve rüzgar vardı biraz..
Bir banka oturduk sonra..
Ben, aramızdaki boşluk, uzaklar ve O…
Bir yıkımdan sanık sevgiye verilen mahkumiyetin kayıtlarını anlatıyordu O ve saplarını alüminyum folyoyla sardığı kırmızı karanfiller satıyordu bir kadın..
Uzatılan karanfile yeterince “hayır” olmalı ki cevabım , tek söz etmeden uzaklaştı kadın..
Martılar çığlık çığlığa denizle cilveleşmeye devam ediyordu ve gemiler geçip gidiyordu uzaklardan..
Uzaktılar..
Uzaktaydılar..
Başka bir mevsimde, uzaklarda bir yerde…
Vadideki kayısı ağacında kalan tek kayısı düştü toprağa..
Gören olmadı..
Bir yangın başladı uzak, çok uzak bir gezegende…
Hızla sarıp sarmaladı alevler dağı, taşı, var olan her şeyi…
Çok sürmedi..
Yandı, bitti, kül oldu…
Külleri savruldu dört bir yana…
Bir deniz feneri yıkıldı başka bir sahilde..
Ve dindi fırtına..
Yakında, çok yakınlarda bir inci gerdanlık kopup dağılıverdi..
Dönüp bakmadım..
Eğilip toplamadım…
Yere düşen tanelerin, boşlukta yankılanan sesini dinledim…
Belki de benimdiler, bilemedim…
Bir martı havalandı kayaların üzerinden, kanat çırptı yorulana dek gökyüzünde..
Uzaktı şimdi, çok uzak…
Kalabalıktı sahil…
Sevdalar uçuyordu yanı başımızdan…
Kalkmayı kim teklif etti…
Ben mi..
O mu..
Uzaklar mı..
Boşluk mu fark edemedim…
Yada önemli miydi kimin teklif ettiği, bilemedim…
Sonuçta kalkmıştık ve yürüyorduk..
Uzaklar o kadar uzak ve boşluklar öylesine derindi ki; yan yana kalsak o tuzaklarda kaybolabilirdik…
Kendi ıssızlığımdan bir “hoşça kal” bırakıp uzaklara, caddenin kalabalığında kaybettim yalnızlığımı..
O’ysa..
Uzaktı şimdi..
Çok uzak…
Sadece bir düştü…
Düştü…
Pencereyi açtım…
Bir sigara yaktım..
Yağan yağmuru izledim sonra..
Üşüdüm biraz.. ''Alıntı''
Güzel ve Mutlu Bir Gün Geçirmeniz Dilegiyle iyi yayınlar
Muharrem ŞENSES Bir Guzellik Yap Kendine Sadece Sahip olduklarini dusun! Olmadiklarin Uzulsun Senin Olmadiklarina... Keskeleri Hic Dusunme! Mutlu ol Secimlerinle! Birak Keskeler uzulsun Senin Secimlerine... Her yeni Gunu Senin Gunun ilan et ve Simart olabildigince! Birak Dunler Uzulsun Secilmedigine... Kalbinde Daha da Buyut Sevgisini Sevmediklerinin! Birak Sevmediklerin Uzulsun Kalbinde Yerleri yok diye!!! ''Alıntı''
Günaydın Gülay Hanım
arzu Günaydın Gülaycımm...Senin sesinde olmasa tam uyuma havası:)) işten kaç git eve sıcacık yatağında 12 ye 1 e kadar uyuu ohh.... ne güzel olurdu.. Ama iş verenler dua etsinki senin cıvıl cıvıl sesin enerjik yayının bunu yapmamızı engelliyor:))) Dün programında Raşit parfüm hediye edecek dedinn.. akşam yayınında aradım raşiti parfüm vereceksin diyorum ısrarla yok diyor.. fakat sonunda haklı olduğumu anladı:)) eee dinleyiciden al haberii.. İyi yayınlarrr canımcım öpüldünn..